Sevinemiyorum

Yüreğim buruk. Tadım yok. Nasıl olsun ki? Hiçbir şeyin farkında olmadığım bir yaşa dönmek istiyorum mesela. Hoş, o zamanlar da farkında olmamam gereken bazı şeylerin farkına vardırılmak zorunda kaldım. Tuhaf bi cümle oldu. Hayat da tuhaf zaten. Geçen gün dedim ki, hayattan mutlu olmayı beklememiz mantıklı değil. Yani eğer sen vicdan sahibiysen, yüreğin biraz olsun insanlık için atıyorsa, bu çok mümkün değil. En azından süreklilik söz konusu değil. Evet, bu hayatta ben de öncelikle sağlığa önem veriyorum. Çünkü bunun da sebebi kaybetme korkusu… eğer sağlık elden giderse ve tıbben çaresizlik egemen olursa, ne yapabiliriz ki? Kaybederiz. Sevdiklerimizi ya da kendi hayatımızı… Belki kendi hayatımızı kaybetme düşüncesi çok etkilemiyordur bizi ama etkileyebilecek olan şey sürecin ta kendisi olabilir. Şayet bir süreç söz konusu ise…
 Acı çekecek olmak mesela… ya da koca bir bilinmezliğin içinde kalıp bir umut beklemek.

Süreklilik mümkün değil demiştim. Bence yani. Evet sağlığımız yerinde olduğu sürece ve klişe olacak ama hiçkimseye muhtaç olmadan kendi yağımızda kavrulabildiğimiz sürece bir şekilde yaşayıp gideriz değil mi? ama mutluluk?

Mutluluk anlardan ibaret. Sevdiklerinle yediğin bir akşam yemeğinde. Sevgilinle başbaşa içtiğin bir kadeh şarapta. Çocuğunla oynadığın oyunda. Tek başına okuduğun kitapta. Dinlediğin bir şarkıda. Tanımadığın bir şehrin sokaklarında. Bazen uykunda. Mutluluk bu anlarda…

Süreklilik neresinde? Bu durumda süreklilik arayışı ne kadar doğru? Bunu kabullenmek devrim yaratabilir insanın kalbinde, akıl sağlığında. Her zaman mutlu olamazsın. Her zaman mutlu olmayacağım.

Ve lâkin her zaman olabileceğin bir şey var. Minnettar.

Her zaman yapabileceğin bir şey var. Şükür.

Ama başkalarına bakıp, kıyaslayıp, oh iyi ki şu vergi görevlisi gibi değilim diye gururlanıp şükran duymaktan bahsetmiyorum.

Sadece elindekine bakıp şükretmek, diyorum.

Rab’de her zaman sevinin; yine söylüyorum, sevinin! ~Filipililer 4:4

Başıma bi şey gelmeyecekse, bu ayet beni bazen kızdırıyor. İyi de nasıl? Nasıl sevineyim. Nasıl sevinçli olabilirim. Canım acıyor. Kafam bozuk. Hiç te sevinebileceğim bir durumda değilim ki? Diye diye minicik varlığımı bi oraya bi buraya çarpıyorum. Ta ki Rab’de sevinmenin ne türden bi sevinç olduğunu kavrayana dek. Yukarda bahsettiğim gibi sürekli mutlu olma haliymiş gibi düşününce çuvallarız. Çünkü yok öyle bir dünya. Tanrı da bu dünyanın yaratıcısı olduğuna göre bunu bizden iyi biliyor. Hayatımdaki herşeyi sarıp sarmalayıp “çok mutluyum çok mutluyum!” diye koşmam gerekmiyor Rab’de her zaman sevinebilmek için.

Mutlu olayım ya da olmayayım, bir eylemden gerekiyor burada. Bir duygu değil. Hayatımın en derin ve de en karanlık kuyusuna düşmüşken bile sevinmeyi, sevinebilmeyi terich etmek lazım. Bunun için eyleme geçmeli.

Elimizde mükemmel bir silah var. Tanrı sözü. Yaşayan Tanrı sözü, dolayısıyla harika bir romandan bahsetmiyoruz. Bazı cümlelerinin altını çizdiğimiz bir başucu kitabı da değil. Yani olmamalı. Adeta oksijen maskemiz, kalkanımız olmalı. Öyle değil mi? yaşam aracımız.

İşte bu yaşayan Tanrı sözü sayesinde o kuyuya biri iniyor ve sizi oradan çıkarıyor. Bu sayede en olmadık zamanlarda teselli buluyor ve umudumuzla sevinebiliyoruz.

Umudunuzla sevinin. Sıkıntıya dayanın. Kendinizi duaya verin.

Romalılar 12:12

Bu yüzdendir ki bence, Pavlus’un her zaman sevinin demesi aslında çok derin. Her zaman sevinebilmek öylece gelen bir duygudan ziyade beni eyleme geçirecek bi şey olması gerektiğinden, elimdekini her zaman kullanmam gerekiyor. Sözü okumadan, özümsemeden ve paydaşlık içinde olmadıkça bu çok da mümkün olmayacak.

Bu hayatta, biz iyi olsak da, biyerlerde birileri kötü olduğu için acı çekmeye devam edeceğiz. Zaten bu acıyı çekmiyorsak yüreğimizi sorgulamanın tam zamanı gibi.

Sonsuz yaşama sımsıkı sarıl.

1.Timoteos 6:12

Sonuç olarak Tanrı sözlerinde bulduğumuz teselli, sevinç, sevgi, esenlik ve güvence bizi ayakta tutacak. İnsanı taraflarımızı sevgiyle okşayacak. Yeniden ayağa kaldıracak. Tazeleyecek

Bu ayrıcalığı sadece kendimize ayıramayız.

Hiç kaygılanmayın; her konudaki dileklerinizi, Tanrı’ya dua edip yalvararak şükranla bildirin. O zaman Tanrı’nın

her kavrayışı aşan esenliği Mesih İsa aracılığıyla yüreklerinizi ve düşüncelerinizi koruyacaktır.

Filipililer 4:6-7

Non classé

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: